23 Şubat 2015

İnsan Yetiştiren Ağaçlar / Mustafa Üftadeoğlu




TAŞLAŞMIŞ ŞEYTAN başlıklı yazıdan:

...İçindeki bu kadar kötülüklerin üfleyicisi ebedi düşmanının işiydi. Bu düşmanı kovmalıydı ama nasıl? Bu düşman, atası Adem'i de kandırmamış mıydı? Ayıp yerlerini soyarak cennetten çıkarmamış mıydı? Kendi de Adem'in torunu olmakla aynı tehlikeyle karşı karşıyaydı. Onun nereden ve ne zaman yaklaşacağı belli olmazdı. Çünkü o karşılaşma anından itibaren ona düşmandı.

06 Şubat 2015

Her Anne Bir Melektir / Sinan Yağmur



…Cenab-ı Hakk'ın bizlere olan emri, onlara 'Öf bile demekten kaçınmak' şeklindedir:
'Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti.Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine öf bile deme; onları azarlama. İkisine de güzel söz söyle. Onları esirgeyerek üzerine tevazu kanadını ger ve 'Rabbim, küçüklüğümde onlar beni, nasıl yetiştirmişlerse sen de onlara merhamet et!'diye dua et.(İsra, 17/23-24)
(S:57)

15 Ocak 2015

Tasavvuf Bahçeleri / Necip Fazıl Kısakürek



...Heyetinde zıt hakikatleri birleştiren insan, tasavvuf yoluna girip de, ruhun hakikatine uygun zikirle meşgul olunca, "kim birşeyi severse, onu çokça anar" ve "kim birşeyi çok anarsa, onu daha çok sever" ölçüsüne göre, Allah lafzı ve Tevhid kelimesinin altı latifesi üzerinde, hayal yoluyla gidip gelişinden, İlahi aşk ve muhabbet hissine yükselir. Bu aşk ve muhabbeti artıran İlahi zikir, Allah'ın emrinden olup insana nefhedilmiş bulunan ruha da kuvvet verir ki, böylece ruh, teşekkülüne aldığı beşeri alışkanlıkları terketmek suretiyle, unsurların, yani kesafetin gereği olan katılık ve şiddet, zayıf düşer; böylece de ulvi hakikat galip ve süfli hakikat büsbütün mağlup olur. (s:20)

10 Ocak 2015

Bin Dokuz Yüz Seksen Dört / George Orwell



...Baskı ve dizgi ustalarının çalıştıkları dev basımevleri, fotoğrafları değiştirip çarpıtmak için tam donanımlı stüdyolar vardı. Tele-programlar bölümünde, mühendisler, yapımcılar, özellikle ses taklidindeki ustalıkları nedeniyle seçilmiş oyuncular görev yapmaktaydı.Ve bir yerlerde, tüm bu çalışmaların eşgüdümlü bir biçimde yürütülmesini sağlayan, geçmişin hangi bölümünün korunacağını, hangi bölümünün çarpıtılacağını, hangi bölümünün tümden silinip ortadan kaldırılacağını belirleyen politikaları saptayan kimliği belirsiz beyinler vardı. (s:67)

16 Aralık 2014

Psikolojik Tehlike / Mücahit Gültekin



Batı, bilgiyi, hakikati keşfetmek için değil, evrene hakim olmak için üretiyor, biriktiriyor ve kullanıyor. Hikmetten yoksun olarak üretilmiş bu bilgi, zamanla her şeyi suistimal ediyor. İçinde yaşadığımız dünyayı her geçen gün daha fazla yaşanılmaz kılıyor. Bu sebeple hikmeti kaybetmiş bir bilimin elinde bilgi, kendini bile yok edebilecek nükleer silaha dönüşüyor. (s:16)

05 Aralık 2014

Sûfî Tıbbı /Muînüddîn Çişti



Allah-ü Teâlâ, Kurân-ı Kerim'de, 'Sizin iyi bildiğiniz şeylerde kötülük ve kötü bildiğiniz şeylerde iyilik yaratmışızdır' buyuruyor. Büyük sûfî İmam Gazali(r.a.) bu ayeti şöyle açıklıyor:
"Hastalıklar, insanları Tanrı bilgisine ulaştıran deneyimlerden biridir. Allah, 'Hastalıklar, seçkin kullarıma yanaştırdığım hizmetçilerdir' buyuruyor".

29 Kasım 2014

Çocuk Kalbi / Edmondo De Amicis



Bir gün Stardi'lere gittim. Zengin bir aile değillerdi ama evde güzel bir kitaplık vardı. Stardi bütün okul kitaplarını biriktirmiş. Onları özenle saklıyor. Pek fazla kitap satın almış sayılmaz ama kendisine hediye edilenleri titizlikle saklamış.

25 Kasım 2014

Kuzular Vadisi / Üstün Dökmen



Nice dünyalı diyor ki: "… Ama, burç kitaplarında burcumu okuduğumda, karakterim çıkıyor."
Burç kitaplarına göre Yengeç burcunun erkekleri annelerine düşkündür ve suyu da severler.

20 Kasım 2014

Edep Ya Hu /Münevver Ayaşlı



Padişah selamının kuvvetini ve kudretini, bir de rahmetli feylesof Rıza Tevfik Bey'den dinleyelim. Rıza Tevfik Bey menfada iken bir gün yolu Londra'ya düşer. Eski dostu ve büyük Mevlevi muhibbi Nicholson'u ziyarete gider ve iki ahbap külfetsiz hasbihale başlarlar. Rıza Tevfik Bey, Nicholson'a "Niye bu kadar Sultan Abdülhamid Han ile uğraştınız ( İngiltere'yi kast ederek) ve sonunda yıktınız?" der.

14 Kasım 2014

Hiçbiryer /Fatma Barbarosoğlu



Yere düşen kıza bakıyor el arabasının içinde tekne taşıyan gelin. Hiçbir şey demiyor. Köyden biri olsa laf atardı muhakkak. Yere düşmüş yatana, "Kimlerdensin?" derdi. "Şehirde yürümeye benzemez burada yürümek" derdi. Ağzından çıkan her kelam tokmak niyetine.