Derin bir iç geçirdim. Beni teselli etmeye
çalıştığını bilsem de, sözleri inandırıcı gelmiyordu. Hayatım kendimi
eğitmek, sahip olduğum potansiyeli geliştirmekle geçmişti ve şimdi bu
potansiyel bütünüyle boşa gidecekti. Çok çaba harcamış, çok şey planlamış ve
ulaşmaya ne kadar çok yaklaşmıştım. Oysa şu anda gücüm kuvvetim tükenmiş bir haldeydim.
Hayal ettiğim gelecek, sahip olduğum kimlik bir anda çöküvermişti ve annemle
babamın taşıdığı aynı varoluşsal kaygılarla yüz yüzeydim. Teşhis teyit edilmiş,
akciğer kanseri olduğumdan kimsenin şüphesi kalmamıştı. Titizlikle planladığım,
dişimi tırnağıma takarak elde ettiğim
istikbal artık yoktu! (s:114)
