...Fikirler kelebekler gibi, onları hafızaya iğnelemeye kalkınca bir toz yığını haline geliyorlar… Yazabilsem benim de hürriyetim olacak. Belki yaşadığımı ve yaşamaya layık olduğumu hissedeceğim. Bu zavallı satırların hiçbir okuyucusu olmasa bile denize atılan bir şişe onlar. Belki dalgalar asırlarca sonra aşina bir ele tevdi edecek onları…” (s: 17)
09 Eylül 2008
26 Temmuz 2008
Osmanlı'yı Yeniden Keşfetmek - İlber Ortaylı
08 Temmuz 2008
A'mâk-ı Hayal / Filibeli Ahmet Hilmi
O sırada başkan geldi. Meseleyi anladı ve oradakilere:
-Haydi bakalım, şu zavallının sorusunun cevabını verin! dedi.Oradakilerin bazıları şu şekilde cevap verdiler:
Hz. İbrahim:
-Saadet; çalışıp kazanmak ve kazanılanları başkalarıyla paylaşmaktadır.
11 Haziran 2008
Annemi İstiyorum- Doç.Dr.Sefa Saygılı / Ali Çankırılı
09 Haziran 2008
Okul Öncesi Çocuğun Gelişimi ve Eğitimi-Erdal Budak&Ahmet Akbaş
Çocukların dil gelişiminde anne babaların çocukları ile konuşmasının önemli bir yeri vardır. Bebekler ebeveynlerinin konuşmalarına o anda tepki vermeseler bile onlarla konuşmak gerekir. Çünkü dili anlama o dili kullanmadan önce gelmektedir. (s: 29)
24 Mayıs 2007
Bilim Kutsal Bir İnektir - Anthony Standen
Eğer insan, psikolojiyi bilimsel değil de hakiki biçimiyle öğrenmek isterse, yapılacak en iyi şey, edebiyat başyapıtlarını okumaktır. (s:93)
27 Nisan 2007
Yitik Cennet - Sezai Karakoç
İlâhinamedeki o şeytan öyküsünü hatırlıyorum burada birdenbire. Nasıl da dışarıda olan şeytan, Havva’nın çocuk sevgisi ile Âdem’in saflığının birleşmesinden faydalanarak ve görünüşte yenilerek insanın içine girmenin yolunu bulmuş ve sonunda Âdemin içinden şöyle fısıldamıştı: “Şimdiye kadar dışındaydım ve her zaman için, yenilmem mümkündü. Ama şimdi içine girdim, etine ve kanına karıştım. Artık yenilmem mümkün değil.” (s: 8)
16 Nisan 2007
Kitab-ül Hiyel - İhsan Oktay Anar
“Ustaların kılınç yapmak için saatlerce ve günlerce dövdükleri demir neden serttir, bilir misin? O, insanoğluna hemen boyun eğmez., çünkü onların, kendisiyle işleyecekleri suçları bilir. Bu yüzden de ortak olacağı günahların bedelini ateşte dövülürken peşinen öder. Zalimlerin kolları kendi erişilmez isteklerine göre çok kısadır. Tutkularının büyüklüğü onları böylece sakat kıldığından, bizim kılınç dediğimiz koltuk değneğini kullanırlar. İcat ettiğin silah işte onların tutkularını büyütecek ve zulümlerini arttıracak. Sen onların kollarını uzattın. Oysa kılınçlar yeterince uzun değil miydi?” (s: 12)
12 Nisan 2007
Faust - Goethe
BAŞKA BİR KENTLİ:
Pazar ve bayram günleri savaştan ve onun patırtısından daha hoş bir konuşma bilmem! Ta uzaklarda, Türkiye’de, halkların birbirleriyle savaşını konuşmak ne zevkli! İnsan pencereye yaslanır, şarabını içer, nehirde çeşitli gemilerin süzülüp gidişini izler. Akşam olunca, keyifle eve döner. Barışı ve barış zamanlarını kutsar.
07 Nisan 2007
Kendine İyi Bak - Kemal Sayar
Ben insanlara en az ‘eyvallah eden' kişilerin, erdem sahiplerinin, iktidarın albenisine râm olmayanların, hâsıl-ı kelam ‘bu çağın soyluları’nın hayatta güzel söz söylemekten başka meziyetleri olmayan insanlar arasından çıktığını sanıyorum. Rindler, dervişler, şairler, hikâyeciler, kâinatı kuşatan İlâhi Nağme’yi terennüm edenler, âlimler, sanatkârlar, Mecnun’lar… Hayatı güç toplama yarışına çevirmeyenler. Ağır ve düşünceli yürüyenler. Yalnız Allah’ın önünde eğilenler. Bir gülü koklamasını bilenler. Ne mutlu onlara… (s: 22)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








